BAL VE TARÇIN NEYE İYİ GELİR
Bal ve tarçın her hastalığa deva bir karışımdır. Bal yıllardan beri bilinen faydalı bir besin kaynağıdır ve herhangi bir yan etkisi de yoktur. Çok tatlı olmasına rağmen şeker hastalarının dikkatli bir şekilde tükettiği halde dahi yararı mevcuttur. Bal ve tarçın karışımı hemen hemen her derde deva olmakla birlikte aşağıda vereceğimiz çeşitli karışımlar olacaktır.
Artrit ( eklem hastalığı ) şifalı bitkiler:
İki ölçek ılık su ile birlikte bir ölçek bal karıştırılır, üstüne bir çay kaşığı tarçın konur. Kıvamlı bir hale gelince vücutta ağrıyan yere mümkün olduğunca yayılarak sürülür. 3 – 4 dk içinde ağrının ortadan kalktığını görebileceksiniz. Artrit hastalığı eklem ağrıları olarak bilinir ve ciddi durumlara sebebiyet verebilir. İleriki safhalarda ameliyat bile gerçeştirmek durumunda kalınılabilinir.
Bir bardak sıcak suya bir çay kaşığı tarçının toz halini koyup birde iki kaşık bal ilave edilirse müthiş şifaya sebebiyet olur. Düzenli kullanım sonunda kronik Artrit hastalarına iyi gelir.
Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren şifalı bitkiler:
Bal bir çok demir ve vitamin yönünden zengin bir besindir. Bal ile birlikte tarçın vücudu zinde tutar, bünyeyi virüs saldırısına karşı korur ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
Diş ağrısı şifalı bitkiler:
Beş tatlı kaşığı bal ile bir kaşık tarçını karıştırıp, ağrıyan dişe tatbik edilirse diş ağrısı geçecektir. Günde 3 kere uygulanmalıdır.
Hazımsızlığa karşı şifalı bitkiler:
İki kaşık balın üstüne toz tarçın serperek atılırsa ve yemeklerden önce alınırsa vücutta asidin oluşumuna mani olur, hazımsızlığa karşı çok iyi gelir.
Kansere karşı şifalı bitkiler:
Kanser olarak özellikle mide kanseri ve kemik kanseri olan hastalarda günde bir kaşık bal ile birlikte bir kaşık tarçın karıştırılıp bir ay süresince günde sadece üç kere yenildiğinde şifası olduğu söylenmektedir.
ZAYIFLAMA KEMERİ
Zayıflama kemerinin amacı, kilo vermek isteyenlerin diyet yaparak bu isteklerini gerçekleştirirken; bu diyet ve/veya egzersizlere destek olması açısından faydası var olduğu söylenmektedir. Temel çalışma şekli olarak vücudun metabolizmasını hızlandırmasıdır. Bu işlemi kalça ve bel bölgesinde bulunan yağ hücreleri ve tabakalarının giderilmesinde, çözümünde etkilidir.

zayıflama kemeri
ZAYIFLAMA KEMERLERİ FAYDALARI:
Zayıflama kemerlerinin uyguladığı yöntem bölgesel zayıflama olarak geçer ve göbek bölgesi ve basenlerdeki yağlardan, fazlalıklardan kurtarır. Bayanların en çok seçip kullandığı ürünlerden birisidir.
Kemerlerin çalışma prensibi olarak takıldığı bölgede titreşim vererek bir sıcaklık derecesine ulaştırıp basınç uygular. Sıcaklığın faydası ise basen, göbek ve kalçadaki yağ hücrelerini çözerek vücuttan dışarı daha kolay atılmasında faydası vardır.
Zayıflama kemerlerinde bir diğer faydası ise kasları uyarıp kaslarda bulunan yağı yakmasını da sağlar. Yağ yakımı sırasında hız çalıştığından dolayı terleme ve ısı yapacak, böylece metabolizmanın hızlanmasını sağlayacak.
Varisli bölge ile direk temas ettirmeyiniz. Kullanım talimatlarında yazmıyorsa günde maksimum 2 kez yapmanız daha doğru olacaktır. Kalça, sırt, bel bölgelerine de tatbik ettirebilirsiniz. Farklı işlemler olduğu için üzerinde bulunan mod tuşları ile ayar yapabilirsiniz.
Ürünün hijyen açısından önemi de vardır ve kişiye ait bir kullanımdır. Başkasının kullanması hijyen olarak sağlıklı olmaz. Uzun süreli kullanmanız önerilmez çünkü çok çalıştıkça ısınabilir.
Aynı zamanda bölgesel zayıflama yöntemlerinden destek amacıyla faydalanabileceğiniz bir araçtır.
ZAYIFLAMA KEMERLERİ ZARARLARI:
Zayıflama kemerlerinin şu ana kadar herhangi bir zararı olduğu ortaya çıkmamıştır. Ya kullanım hatasından kaynaklanan zararlar ortaya çıkmıştır yada markası olmayan, kaçak olarak ülkemize getirilen, adi malzemeden yapılan ürünlerin kullanımı sonrası oluşmuştur. Garantisi olmayan zayıflama kemeri kullanmamalısınız. Faturalı ve garantili muhakkak olmalıdır. Sağlıklı bir zayıflama yöntemidir. Talimatlara göre uygun bir şekilde kullanıldığı takdirde faydasını görebilirsiniz.
Çarşamba, 23 Kas 2011
admin
D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNE NE İYİ GELİR
D vitaminin vücut içerisinde ki kemiklerin, kemiklerdeki gelişime etkisi büyüktür. Güneş ışığı en doğal ve iyi d vitaminidir. D vitamini eksikliğini gideren ve d vitamini eksikliğine iyi gelen şeylerden bir tanesi de D vitamini içerikli besinlerdir. D vitamininin % 92 – % 96 güneş ışını etkisi ile deride sentezlenir. Bebeklerde D vitamin eksikliği de sık görülmektedir. Bunun sebebi anne süründe ki D vitamin eksikliğindendir. D vitamini yağ içerisinde eriyen bir vitamin. Bağırsaklarda bulunan fosfor ile kalsiyumun emilmesinde yardımcı görevi görür.
Bu tesirleri ile kan düzeyinde bulunan kalsiyum ve fosforun düzeylerinin normal seviyelerde bulunmasını sağlar ve kemiklerin güçlenmesinde önemli bir role sahiptir. Kasların fonksiyonları ile vücudun savunma mekanizmasına da katkısı vardır.
D Vitamini Eksikliği Nedenleri:
Güneş enerjisi yetersizliği ile gıdalardan yeteri kadar D vitamini alamama.
Bağırsaklarda, D vitamini emiliminin az olmasından dolayı.
Karaciğerde ve Böbreklerde yeteri kadar aktif olarak forma dönememesi diyebiliriz.
D vitamini eksikliğinde özelliklede kan kalsiyum ve fosfor seviyesinin düşük olmasıyla birlikte raşitizm denilen ve çocuklarda kemik yumuşaması olarak geçen; birde osteomalazi ye sebebiyet ( erişkinlerde kemik yumuşama ) verir.
D vitamini Hangi Besinlerde Bulunur:
Tereyağı, balık yağı, yumurtanın sarısı, süt ve süt ürünlerinde, peynirde, ton balığında, sardalya balığı ile somon balıklarında D vitamini yoğun olarak bulunur. Vücuda değen güneş ışığı, vücutta büyük oranda D vitaminini üretir. Vücudun sahip olması gereken güneş ışını ile alınan D vitamini %82 dir. Geri kalan %18 besinlerle veya gıdalarla sağlanabilir.
Esmer tene sahip kişiler mümkün olduğunca daha fazla güneşlenmesi gerektiğini uzmanlar söylerler. Beyaz tenli kişiler ise fazla kalmaması ve en fazla 15 dakika kalabilirler. Kumral tenlilerde bu oran ise %30 dur.
Pazartesi, 21 Kas 2011
admin
ZATÜRRE TEDAVİSİ
ZATÜRREYE NE İYİ GELİR
Kış geldiği zaman en ciddi olan hastalıklardan biri zatürredir. Tedavisi iyi gerçekleştirilmediği takdirde ölüme yol açabilecek oranda ciddi bir hastalıktır. Amerika da yapılan bir araştırma sonucu ölüme sebebiyet veren hastalıklar sıralamasın da altıncı sırada bulunmaktadır.
ZATÜRRENİN ORTAYA ÇIKIŞI
Akciğerlerden kaynaklanır. Akciğerde olan hava keseleri iltihap ile dolu olan sıvı ile dolar. Akciğerin görevlerinden bir tanesi olan oksijenin alış verişidir. Bu fonksiyon bozulduğu zaman kanda ki oksijen seviyesi düşer. Böylece ciddi ölümlere sebebiyet verebilir.
ZATÜRRE NASIL TEDAVİ EDİLİR ?
İlk önce doktor kontrolüne gitmek gereklidir. Zatürre tedavisinde antibiyotikler sıklıkla kullanılır. Ateş, ağrı için parasetamol, nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar v.b kullanılıyor. Zatürre geçiren hastanın kanında oksijen seviyesi düştüğü an, hastaya oksijen tedavisi önerilmelidir. Genç hastaların iyileşme oranı daha yüksektir ve 1 hafta sonra ayağa kalkabiliyorlar. Orta yaş hastaların iyileşme zamanları ise haftalar sonra olabilir. Bu tamamen vücudun dinçliğine ve bağışıklık sistemine de bağlıdır. Zatürre hastalığı grip rahatsızlıklarında çıkabilir yada sonrasında çıkabilir; bu sebeple grip aşısı yaptırmak da bu zatürre hastalığından kişiyi koruyabilir. Grip aşıları yılda 1 kere ve sonbahar mevsiminde yapılır.
ZATÜRRE İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ:
Bitkisel tedaviyle zatürre hastalığının tedavisine yardımcı olabilirsiniz. 4 bardak su içine 1 tutam pelin, 1 çorba kaşığı ıhlamur, 1 çorba kaşığı papatya çiçeği (kuru olmalı), 15 dk kaynattıktan sonra süzmelisiniz. Günde 3 tertip şeklinde 1 çorba kaşığı içilmelidir. 4 su bardağına sirke konulur ve ısıtılır. Yünden yapılmış bezler bu suyun içine batırılır ve hastanın ayaklarına dolandırarak iyice sarılır. Kuruyunca aynı işlemler tekrar yapılır. 1 çorba kaşığı limon suyu ile 3 çorba kaşığı öz zeytinyağı karıştırılır ve günde bir kere içilir. Sabahları 1 çorba kaşığı kaz yağından içilirse hem tedavide yardımcı olur hem vücudu korur. Burada bulunan zatürre tedavisinde bitkisel yöntemler Sayın Ahmet Maranki’nin zatürre tedavi yöntemlerinden ve kürlerinden derlenerek toplanmıştır.
Çarşamba, 16 Kas 2011
admin
Migren Tedavisi
Migren rahatsızlığı ciddi anlamda sert ataklarla gelişen ve baş ağrısının yanında bulantı, baş dönmesi, kusma, ışık hassasiyeti, ses hassasiyeti ve duygusal çöküntü ile birlikte gelişir. Migren ağrıları yüzün yarısında başladığı gibi bazen enseden bazen gözden başlayabilir. Ağrının yeri belli olmayabilir. Ağrıların süresi saatlerce hatta günlerce bile sürebilir. Migren hastalarının bir çoğunda göz önünde siyah benekler belirir, konuşmada zorluk çekebilirler, ağrının sert ataklarında karanlıkta olmayı isterler..
Migren hastalığını oluşturan faktörler:
Migren hormon bağlantısı: Herşeyin başı stres. Stres migren oluşumunda en önemli faktörlerden biridir. Kadınlarda hormonlarındaki değişikliklerinden dolayı migren artabilir veya çıkabilir. %80’inde atakların adet döneminde daha çok çıktığı ve şiddetinin arttığı söylenmektedir. Adet dönemindeki migren ağrısının normal migren ağrısından daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır.
Migren diyet bağlantısı: Gıdalarda bulunan bazı maddelerden dolayı migren ağrıları ortaya çıkabilir ve migren ağrısını tetikleyebilir. Nedeni damarların genişlemesidir. Bir diğer enfekte maddelerde direk yolla ağrıya sebebiyet verebilir. Bunlara örnek verecek olursak kafein, nikotin olabilir..
Migrene Ne İyi Gelir?
Migren uyku bağlantısı: Çok uyumak yada az uyumak, uyuyamamak migren ağrısını artırabilir.
Migren iklim değişikliği bağlantısı: Migren hastaları iklim değişikliklerinden etkilenebilir. Bazı ağır parfüm gibi kokular migreni tetikleyebilir, sigara dumanı migren ağrısını tetikleyebilir.
MİGREN BİTKİSEL TEDAVİSİ
Burada bazı kaynaklardan alıntılar olacaktır. Bazıları Ahmet Maranki migren bitkisel tedavisi altında alınan kaynaklardır.
Migren ağrılarında soğuk, kahvesi bol bir kahvenin içilmesi önerilir.
1 bardak sıcak suya 5-15 gr kedi otu atılır ve 12 dk bekletilir. Yemeklerden önce günde 3 fincan alınması uygundur.
Defnenin tohumu toz oluncaya kadar dövülür ve 6 gr bal ile karışım yapılır. Yenir.
1 bardak suyun içine 3 gr anason konur ve 9 dk demlemeye bırakılır. Bu yapılan çaydan günde 2-3 fincan içilmesi önerilir.
Çarşamba, 16 Kas 2011
admin
Gribe Ne iyi Gelir?
Gripten korunmanın birden çok yolu vardır.Çeşitli ilaçlarla, bitkisel yöntemlerle v.b bir çok yöntemlerle korunabiliriz.Soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korunmanın en önemli yolu, kuvvetli bir bağışıklık sistemine sahip olmaktan geçer.Bağışıklık sistemimizi çok iyi oluşturmamız gerekir.
Bağışıklık sistemimizi güçlendirebileceğimiz yöntemlerden bir tanesi natürel bağışıklığımızı artıran ve koruyan güçlendiricilerdir.Bununla birlikte bolca su tüketmeliyiz.Vücudumuzun su ihtiyacını en iyi şekilde karşılamalıyız.En az 6-8 gün yatarak dinlenmeliyiz ki gribin vücudumuza vereceği hasarı minimize edelim.
Gripten korunmanın yolları
Bağışıklık sistemimize en büyük etkiyi olumsuz hava koşulları ve stres yapmaktadır.Özellikle stres bağışıklık sisteminizi yavaşlatır ve böylece zayıflamasına sebebiyet verir.Aklınızdaki olumsuz fikir ve düşünceleri uzaklaştırmalısınız.Bağışıklık sisteminizi artırmak istiyorsanız olumlu düşünmelisiniz.Vücudunuzu sıcak tutmalı,soğuktan kaçınmalısınız.Aşırı terlemeyeceksiniz.Aşırı terlediğiniz vakit vücudunuzun ısısı düşecektir.Kısa bir yürüyüş çok iyi gelecektir,enfeksiyonun olduğu yere akyuvarlar daha hızlı gelir.Hazımsızlık yapan gıdaları terk etmelisiniz.Özellikle bu dönem içinde.Süt ve süt ürünleri,az yağlı yiyecekler,taze ve iyi yıkanmış sebze ve meyveler yenmeli.Tavuk çorbası gribe ve soğuk algınlığına iyi gelir.Sıcak bir tavuk çorbası içilirse burundaki salgı üretimi artacak,böylece sümkürme ve hapşırmayla mikropları atarsınız.Su buharları ile odanızı nemlendirmekte fayda sağlayacaktır.
Soğuk algınlığı ve gribin belirtileri,korunma yolları:
Gribin diğer bir varyasyonu soğuk algınlığıdır. Soğuk algınlığı ile grip arasındaki birkaç temel fark vardır. Grip soğuk algınlığından bir üst seviye ciddi anlamda hastalıktır. Soğuk algınlığının tedavisi daha kısa sürede sürer ve ilaçlara bile gerek kalmayabilir. Gripte daha uzun süreli tedavi gerektirebilir ve genelde daha uzun sürer.
Soğuk algınlığının belirmesinde çeşitli virüsler neden olur ve üst solunum yollarında enfeksiyon şeklinde ortaya çıkar.Soğuk algınlığının belirtileri burun tıkanıklığı,boğazda şiddetli ağrı ve hapşırma ile birlikte hapşırma hissi.
Grip hastalığında ise öksürük,kaslarda ağrı,baş ağrısı,vücutta halsizlik,ateş gibi belirtilerle ortaya çıkar.Akut bir rahatsızlıktır.Gribi çoğu insan pek önemsemez ancak ciddi rahatsızlıklara sebeiyet verip kişinin ölümüne bile sebep olabilir.Soğuk algınlığında yüksek ateş ile hastanın psikolojik durum bozukluğu gözükmez ancak gripte bu belirtiler ön planda olabilir.
Grip hastaları daha çok ağırlaşırsa ve durum ciddiyetleri artarsa iğneli tedaviye gidilebilir. Grip aşılarını gripli iken yaptırmanın bir anlamı yoktur. Aşı gribe karşı bir antikordur ve grip bulaşsa bile atlatılması daha kolay olur.
Soğuk algınlığına ve gribe karşı bitkisel tedavi:
Ekinezya: Ekinezya bitkisi vücut direncini artırdığı gibi bağışıklık sisteminide kuvvetlendiriyor.Çay veya tablet formunda kullanılabilinir.Sık kullanılmamalıdır.15-25 günlük kullanımdan sonra bir süre kullanılmamalıdır.
Bazı kişilerde alerjiye neden olabilir.
Kullanırken kimyasal ilaçlarla etkileşimine dikkat ediniz.
Umklaoba: Güney afrikada yetişir.Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmede yardımcı olur.
Nane limon kaynatıp içebilirsiniz ki bu gribal enfeksiyonlarda ve soğuk algınlıklarında ciddi derecede kişiyi rahatlatır.
Zencefil ile balı macun şeklinde karıştırıp yapabilirsiniz.Bu bitkisel tedaviyide yıllardır kullanan insanlar var ve öksürüğe iyi geldiği,vücut direncini çok iyi şekilde artırdığı söylenmektedir.
Zencefil çayı soğuk algınlığına iyi geldiği söylenmektedir.Yapımı için;taze zencefilin kökü dilimlenip alüminyum olmayan kabın içine atılır.Bu alüminyum kap içerisine 2 bardak su konur.Kabın ağzını kapatıp 20-25 dk kaynatılır. Kaynadıktan sonra yarım limonu kesip yarısının suyunu sıkabilirsiniz.Tadı çok ekşi olursa içine bal koyup tatlı olmasını sağlayabilirsiniz.
Bol bol portakal ve mandalina gibi c vitamini bol meyveler yemelisiniz..
Çinko minerali de bağışıklığı güçlendirir.
Burada adı geçen bazı bitkisel tedaviler Ahmet Maranki bitkisel tedavi yöntemlerindende derlenmiştir.
Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ilaçları rasgele ve gelişigüzel kullanmamalıyız.Yan etkilere sebebiyet verebilir.Bu yüzden doktor kontrolünden geçmeli ve doktorunuza danışmadan hareket etmemelisiniz.